1. [21:14] | ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ żâlimîn. | قالوا يا ويلنا إنا كنا ظالمين قَالُواْ يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler. |
| Yusuf Ali | They said: "Ah! woe to us! We were indeed wrong-doers!"
|
| Words | | |
2. [21:46] | veleim messethüm nefḥatüm min `aẕâbi rabbike leyeḳûlünne yâ veylenâ innâ künnâ żâlimîn. | ولئن مستهم نفحة من عذاب ربك ليقولن يا ويلنا إنا كنا ظالمين وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir. |
| Yusuf Ali | If but a breath of the Wrath of thy Lord do touch them, they will then say, "Woe to us! we did wrong indeed!"
|
| Words | | |
3. [21:97] | vaḳterabe-lva`dü-lḥaḳḳu feiẕâ hiye şâḫiṣatün ebṣâru-lleẕîne keferû. yâ veylenâ ḳad künnâ fî gafletim min hâẕâ bel künnâ żâlimîn. | واقترب الوعد الحق فإذا هي شاخصة أبصار الذين كفروا يا ويلنا قد كنا في غفلة من هذا بل كنا ظالمين وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَإِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ أَبْصَارُ الَّذِينَ كَفَرُوا يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِي غَفْلَةٍ مِّنْ هَذَا بَلْ كُنَّا ظَالِمِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Ve gerçek vaad yaklaştığında, işte o zaman kâfir olanların gözleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik." derler. |
| Yusuf Ali | Then will the true promise draw nigh (of fulfilment): then behold! the eyes of the Unbelievers will fixedly stare in horror: "Ah! Woe to us! we were indeed heedless of this; nay, we truly did wrong!"
|
| Words | | |
4. [36:52] | ḳâlû yâ veylenâ mem be`aŝenâ mim merḳadinâ. hâẕâ mâ ve`ade-rraḥmânü veṣadeḳa-lmürselûn. | قالوا يا ويلنا من بعثنا من مرقدنا هذا ما وعد الرحمن وصدق المرسلون قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَن بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا هَذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمَنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler. |
| Yusuf Ali | They will say: "Ah! Woe unto us! Who hath raised us up from our beds of repose?"... (A voice will say:) "This is what (Allah) Most Gracious had promised. And true was the word of the messengers!"
|
| Words | | |
5. [37:20] | veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn. | وقالوا يا ويلنا هذا يوم الدين وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَذَا يَوْمُ الدِّينِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | "Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler. |
| Yusuf Ali | They will say, "Ah! Woe to us! This is the Day of Judgment!"
|
| Words | | |
6. [68:31] | ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn. | قالوا يا ويلنا إنا كنا طاغين قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız. |
| Yusuf Ali | They said: "Alas for us! We have indeed transgressed!
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 6 | 6 - Kelime: ويلنا |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|