1. [12:54] | veḳâle-lmelikü-'tûnî bihî estaḫliṣhü linefsî. felemmâ kellemehû ḳâle inneke-lyevme ledeynâ mekînün emîn. | وقال الملك ائتوني به أستخلصه لنفسي فلما كلمه قال إنك اليوم لدينا مكين أمين وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ أَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْسِي فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ إِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَكِينٌ أَمِينٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, kendime tahsis edeyim." Sonra onunla konuşunca da: "Sen bugün yanımızda gerçekten büyük bir mevki sahibisin, güvenilir birisin" dedi. |
| Yusuf Ali | So the king said: "Bring him unto me; I will take him specially to serve about my own person." Therefore when he had spoken to him, he said: "Be assured this day, thou art, before our own presence, with rank firmly established, and fidelity fully proved!
|
| Words | | |
2. [23:13] | ŝümme ce`alnâhü nuṭfeten fî ḳarârim mekîn. | ثم جعلناه نطفة في قرار مكين ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Sonra onu emin ve sağlam bir karargahta (rahimde) nutfe (sperma) haline getirdik. |
| Yusuf Ali | Then We placed him as (a drop of) sperm in a place of rest, firmly fixed;
|
| Words | | |
3. [77:21] | fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn. | فجعلناه في قرار مكين فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Onu sağlam bir yerde oturttuk. |
| Yusuf Ali | The which We placed in a place of rest, firmly fixed,
|
| Words | | |
4. [81:20] | ẕî ḳuvvetin `inde ẕi-l`arşi mekîn. | ذي قوة عند ذي العرش مكين ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır. |
| Yusuf Ali | Endued with Power, with rank before the Lord of the Throne,
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 4 | 4 - Kelime: مكين |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|