1. [37:49] | keennehünne beyḍum meknûn. | كأنهن بيض مكنون كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler. |
| Yusuf Ali | As if they were (delicate) eggs closely guarded.
|
| Words | | |
2. [52:24] | veyeṭûfü `aleyhim gilmânül lehüm keennehüm lü'lüüm meknûn. | ويطوف عليهم غلمان لهم كأنهم لؤلؤ مكنون وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Kendilerine ait bir takım hizmetçiler de onların etrafında dönerler. Bu gençler sanki sedefleri içine gizlenmiş inci gibidirler. |
| Yusuf Ali | Round about them will serve, (devoted) to them, young male servants (handsome) as Pearls well-guarded.
|
| Words | | |
3. [56:78] | fî kitâbim meknûn. | في كتاب مكنون فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Korunmuş bir kitaptadır. |
| Yusuf Ali | In Book well-guarded,
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 3 | 3 - Kelime: مكنون |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|