1. [18:91] | keẕâlik. veḳad eḥaṭnâ bimâ ledeyhi ḫubrâ. | كذلك وقد أحطنا بما لديه خبرا كَذَلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık. |
| Yusuf Ali | (He left them) as they were: We completely understood what was before him.
|
| Words | | |
2. [50:18] | mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd. | ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد مَا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın. |
| Yusuf Ali | Not a word does he utter but there is a sentinel by him, ready (to note it).
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 2 | 2 - Kelime: لديه |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|