1. [6:149] | ḳul felillâhi-lḥuccetü-lbâligah. felev şâe lehedâküm ecme`în. | قل فلله الحجة البالغة فلو شاء لهداكم أجمعين قُلْ فَلِلّهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُ فَلَوْ شَاءَ لَهَدَاكُمْ أَجْمَعِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | De ki: "En kesin ve üstün delil, Allah'ındır. Allah isteseydi, elbette hepinizi doğru yola iletirdi." |
| Yusuf Ali | Say: "With Allah is the argument that reaches home: if it had been His will, He could indeed have guided you all."
|
| Words | | |
2. [26:102] | felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn. | فلو أن لنا كرة فنكون من المؤمنين فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | "Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik." |
| Yusuf Ali | "'Now if we only had a chance of return we shall truly be of those who believe!'"
|
| Words | | |
3. [47:21] | ṭâ`atüv veḳavlüm ma`rûfün. feiẕâ `azeme-l'emr. felev ṣadeḳu-llâhe lekâne ḫayral lehüm. | طاعة وقول معروف فإذا عزم الأمر فلو صدقوا الله لكان خيرا لهم طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَّعْرُوفٌ فَإِذَا عَزَمَ الْأَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا اللَّهَ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. |
| Yusuf Ali | Were it to obey and say what is just, and when a matter is resolved on, it were best for them if they were true to Allah.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 3 | 3 - Kelime: فلو |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|