1. [7:98] | eveemine ehlü-lḳurâ ey ye'tiyehüm be'sünâ ḍuḥav vehüm yel`abûn. | أوأمن أهل القرى أن يأتيهم بأسنا ضحى وهم يلعبون أَوَ أَمِنَ أَهْلُ الْقُرَى أَن يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Yoksa o ülkelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken onlara azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler? |
| Yusuf Ali | Or else did they feel secure against its coming in broad daylight while they played about (care-free)?
|
| Words | | |
2. [20:59] | ḳâle mev`idüküm yevmü-zzîneti veey yuḥşera-nnâsü ḍuḥâ. | قال موعدكم يوم الزينة وأن يحشر الناس ضحى قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Musa: "Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir." dedi. |
| Yusuf Ali | Moses said: "Your tryst is the Day of the Festival, and let the people be assembled when the sun is well up."
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 2 | 2 - Kelime: ضحى |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|