1. [27:48] | vekâne fi-lmedîneti tis`atü rahṭiy yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn. | وكان في المدينة تسعة رهط يفسدون في الأرض ولا يصلحون وَكَانَ فِي الْمَدِينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı. |
| Yusuf Ali | There were in the city nine men of a family, who made mischief in the land, and would not reform.
|
| Words | | |
2. [74:30] | `aleyhâ tis`ate `aşer. | عليها تسعة عشر عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Üzerinde ondokuz (melek) vardır. |
| Yusuf Ali | Over it are Nineteen.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 2 | 2 - Kelime: تسعة |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|