1. [37:21] | hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn. | هذا يوم الفصل الذي كنتم به تكذبون هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | (Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir. |
| Yusuf Ali | (A voice will say,) "This is the Day of Sorting Out, whose truth ye (once) denied!"
|
| Words | | |
2. [42:21] | em lehüm şürakâü şera`û lehüm mine-ddîni mâ lem ye'ẕem bihi-llâh. velevlâ kelimetü-lfaṣli leḳuḍiye beynehüm. veinne-żżâlimîne lehüm `aẕâbün elîm. | أم لهم شركاء شرعوا لهم من الدين ما لم يأذن به الله ولولا كلمة الفصل لقضي بينهم وإن الظالمين لهم عذاب أليم أَمْ لَهُمْ شُرَكَاءُ شَرَعُوا لَهُم مِّنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَن بِهِ اللَّهُ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği şeyi kendilerine meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer azabın ertelenmesine dair kesin yargı sözü olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilir, işleri bitirilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azab vardır. |
| Yusuf Ali | What! have they partners (in godhead), who have established for them some religion without the permission of Allah? Had it not been for the Decree of Judgment, the matter would have been decided between them (at once). But verily the Wrong-doers will have a grievous Penalty.
|
| Words | | |
3. [44:40] | inne yevme-lfaṣli mîḳâtühüm ecme`în. | إن يوم الفصل ميقاتهم أجمعين إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ مِيقَاتُهُمْ أَجْمَعِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Şüphesiz ki hakkı batıldan ayırd etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı gündür. |
| Yusuf Ali | Verily the Day of sorting out is the time appointed for all of them,-
|
| Words | | |
4. [77:13] | liyevmi-lfaṣl. | ليوم الفصل لِيَوْمِ الْفَصْلِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Hüküm gününe.. |
| Yusuf Ali | For the Day of Sorting out.
|
| Words | | |
5. [77:14] | vemâ edrâke mâ yevmü-lfaṣl. | وما أدراك ما يوم الفصل وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Bildin mi, nedir o hüküm günü? |
| Yusuf Ali | And what will explain to thee what is the Day of Sorting out?
|
| Words | | |
6. [77:38] | hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn. | هذا يوم الفصل جمعناكم والأولين هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Bu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık. |
| Yusuf Ali | That will be a Day of Sorting out! We shall gather you together and those before (you)!
|
| Words | | |
7. [78:17] | inne yevme-lfaṣli kâne mîḳâtâ. | إن يوم الفصل كان ميقاتا إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَاتًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur. |
| Yusuf Ali | Verily the Day of Sorting out is a thing appointed,
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 7 | 7 - Kelime: الفصل |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|