1. [17:18] | men kâne yürîdü-l`âcilete `accelnâ lehû fîhâ mâ neşâü limen nürîdü ŝümme ce`alnâ lehû cehennem. yaṣlâhâ meẕmûmem medḥûrâ. | من كان يريد العاجلة عجلنا له فيها ما نشاء لمن نريد ثم جعلنا له جهنم يصلاها مذموما مدحورا مَّن كَانَ يُرِيدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ فِيهَا مَا نَشَاءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَ يَصْلاَهَا مَذْمُومًا مَّدْحُورًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Her kim peşin isterse, dünyada ona, istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını peşin veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; kınanmış ve (rahmetimizden) kovulmuş olarak oraya girer. |
| Yusuf Ali | If any do wish for the transitory things (of this life), We readily grant them - such things as We will, to such person as We will: in the end have We provided Hell for them: they will burn therein, disgraced and rejected.
|
| Words | | |
2. [75:20] | kellâ bel tüḥibbûne-l`âcileh. | كلا بل تحبون العاجلة كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da |
| Yusuf Ali | Nay, (ye men!) but ye love the fleeting life,
|
| Words | | |
3. [76:27] | inne hâülâi yüḥibbûne-l`âcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ. | إن هؤلاء يحبون العاجلة ويذرون وراءهم يوما ثقيلا إِنَّ هَؤُلَاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar. |
| Yusuf Ali | As to these, they love the fleeting life, and put away behind them a Day (that will be) hard.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 3 | 3 - Kelime: العاجلة |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|