1. [2:186] | veiẕâ seeleke `ibâdî `annî feinnî ḳarîb. ücîbü da`vete-ddâ`i iẕâ de`âni felyestecîbû lî velyü'minû bî le`allehüm yerşüdûn. | وإذا سألك عبادي عني فإني قريب أجيب دعوة الداع إذا دعان فليستجيبوا لي وليؤمنوا بي لعلهم يرشدون وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. |
| Yusuf Ali | When My servants ask thee concerning Me, I am indeed close (to them): I listen to the prayer of every suppliant when he calleth on Me: Let them also, with a will, Listen to My call, and believe in Me: That they may walk in the right way.
|
| Words | | |
2. [54:6] | fetevelle `anhüm. yevme yed`u-ddâ`i ilâ şey'in nükür. | فتول عنهم يوم يدع الداع إلى شيء نكر فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ إِلَى شَيْءٍ نُّكُرٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır. |
| Yusuf Ali | Therefore, (O Prophet,) turn away from them. The Day that the Caller will call (them) to a terrible affair,
|
| Words | | |
3. [54:8] | mühti`îne ile-ddâ`. yeḳûlü-lkâfirûne hâẕâ yevmün `asir. | مهطعين إلى الداع يقول الكافرون هذا يوم عسر مُّهْطِعِينَ إِلَى الدَّاعِ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هَذَا يَوْمٌ عَسِرٌ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler. |
| Yusuf Ali | Hastening, with eyes transfixed, towards the Caller!- "Hard is this Day!", the Unbelievers will say.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 3 | 3 - Kelime: الداع |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|