1. [18:63] | ḳâle era'eyte iẕ eveynâ ile-ṣṣaḫrati feinnî nesîtü-lḥût. vemâ ensânîhü ille-şşeyṭânü en eẕkürah. vetteḫaẕe sebîlehû fi-lbaḥr. `acebâ. | قال أرأيت إذ أوينا إلى الصخرة فإني نسيت الحوت وما أنسانيه إلا الشيطان أن أذكره واتخذ سبيله في البحر عجبا قَالَ أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَ وَمَا أَنسَانِيهُ إِلاَّ الشَّيْطَانُ أَنْ أَذْكُرَهُ وَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي الْبَحْرِ عَجَبًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Adam: "Gördün mü! dedi. Kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmişti." |
| Yusuf Ali | He replied: "Sawest thou (what happened) when we betook ourselves to the rock? I did indeed forget (about) the Fish: none but Satan made me forget to tell (you) about it: it took its course through the sea in a marvellous way!"
|
| Words | | |
2. [25:43] | era'eyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâh. efeente tekûnü `aleyhi vekîlâ. | أرأيت من اتخذ إلهه هواه أفأنت تكون عليه وكيلا أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın? |
| Yusuf Ali | Seest thou such a one as taketh for his god his own passion (or impulse)? Couldst thou be a disposer of affairs for him?
|
| Words | | |
3. [96:9] | era'eyte-lleẕî yenhâ. | أرأيت الذي ينهى أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü? |
| Yusuf Ali | Seest thou one who forbids-
|
| Words | | |
4. [96:11] | era'eyte in kâne `ale-lhüdâ. | أرأيت إن كان على الهدى أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur, |
| Yusuf Ali | Seest thou if he is on (the road of) Guidance?-
|
| Words | | |
5. [96:13] | era'eyte in keẕẕebe vetevellâ. | أرأيت إن كذب وتولى أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse, |
| Yusuf Ali | Seest thou if he denies (Truth) and turns away?
|
| Words | | |
6. [107:1] | era'eyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn. | أرأيت الذي يكذب بالدين أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Dini yalanlayanı gördün mü? |
| Yusuf Ali | Seest thou one who denies the Judgment (to come)?
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 6 | 6 - Kelime: أرأيت |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|