1. [40:71] | iẕi-l'aglâlü fî a`nâḳihim vesselâsil. yüsḥabûn. | إذ الأغلال في أعناقهم والسلاسل يسحبون إِذِ الْأَغْلَالُ فِي أَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُ يُسْحَبُونَ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir. |
| Yusuf Ali | When the yokes (shall be) round their necks, and the chains; they shall be dragged along-
|
| Words | | |
2. [69:32] | ŝümme fî silsiletin ẕer`uhâ seb`ûne ẕirâ`an feslükûh. | ثم في سلسلة ذرعها سبعون ذراعا فاسلكوه ثُمَّ فِي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | "Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun." |
| Yusuf Ali | "Further, make him march in a chain, whereof the length is seventy cubits!
|
| Words | | |
3. [76:4] | innâ a`tednâ lilkâfirîne selâsile veaglâlev vese`îrâ. | إنا أعتدنا للكافرين سلاسل وأغلالا وسعيرا إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ سَلَاسِلَا وَأَغْلَالًا وَسَعِيرًا |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Çünkü biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır. |
| Yusuf Ali | For the Rejecters we have prepared chains, yokes, and a blazing Fire.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 1 ... 3 | 3 - Kök: سلسل |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|