1. [92:15] | lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ. | لا يصلاها إلا الأشقى لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Ona ancak en azgın olan girer. |
| Yusuf Ali | None shall reach it but those most unfortunate ones
|
| Words | | |
2. [92:20] | ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ. | إلا ابتغاء وجه ربه الأعلى إِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَى |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir. |
| Yusuf Ali | But only the desire to seek for the Countenance of their Lord Most High;
|
| Words | | |
3. [95:6] | ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm ecrun gayru memnûn. | إلا الذين آمنوا وعملوا الصالحات فلهم أجر غير ممنون إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır. |
| Yusuf Ali | Except such as believe and do righteous deeds: For they shall have a reward unfailing.
|
| Words | | |
4. [98:4] | vemâ teferraḳa-lleẕîne ûtü-lkitâbe illâ mim ba`di mâ câethümü-lbeyyineh. | وما تفرق الذين أوتوا الكتاب إلا من بعد ما جاءتهم البينة وَمَا تَفَرَّقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler. |
| Yusuf Ali | Nor did the People of the Book make schisms, until after there came to them Clear Evidence.
|
| Words | | |
5. [98:5] | vemâ ümirû illâ liya`büdü-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîne ḥunefâe veyüḳîmu-ṣṣalâte veyü'tü-zzekâte veẕâlike dînü-lḳayyimeh. | وما أمروا إلا ليعبدوا الله مخلصين له الدين حنفاء ويقيموا الصلاة ويؤتوا الزكاة وذلك دين القيمة وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاءَ وَيُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ وَذَلِكَ دِينُ الْقَيِّمَةِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur. |
| Yusuf Ali | And they have been commanded no more than this: To worship Allah, offering Him sincere devotion, being true (in faith); to establish regular prayer; and to practise regular charity; and that is the Religion Right and Straight.
|
| Words | | |
6. [103:3] | ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti vetevâṣav bilḥaḳḳi vetevâṣav biṣṣabr. | إلا الذين آمنوا وعملوا الصالحات وتواصوا بالحق وتواصوا بالصبر إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ |
|---|
| Elmalılı H. Yazır | Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır |
| Yusuf Ali | Except such as have Faith, and do righteous deeds, and (join together) in the mutual teaching of Truth, and of Patience and Constancy.
|
| Words | | |
| Ayet(ler): 1 31 61 91 121 151 181 211 241 271 301 331 361 391 421 451 481 511 541 571 601 | Sure : - | Görüntülenen ayetler : 601 ... 606 | 606 - Kelime: إلا |
|
| بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ |
| 16 farklı meali görmek için lütfen ayet numarasına tıklayınız |
|
|